Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lin Cien, Pekin'de düzenlenen olağan basın toplantısında, Japonya Öz Savunma Kuvvetleri mensubu olduğunu iddia eden bir kişinin, sabah saatlerinde Çin'in Tokyo Büyükelçiliği binasına zorla girdiğini belirtti.
Söz konusu kişinin, Çinli diplomatları 'Tanrı adına' öldürmekle tehdit ettiğini ifade eden Sözcü Lin, olayı, 'doğası ve etkisi bakımından son derece korkunç' şeklinde niteledi.
Lin, Viyana Sözleşmesi'ni ciddi şekilde ihlal eden eylemin, Çinli diplomatik personeli ve tesislerin güvenliğini tehdit ettiğine dikkati çekerek 'Çin, olay nedeniyle derin şok içindedir ve diplomatik kanallardan Japonya'yı protesto etmiştir.' ifadelerini kullandı.
Olayın, Japonya içinde aşırı-sağ güçlerin ve ideolojinin palazlanışına ve yeni militarizm tehlikesini bir kez daha gözler önüne serdiğine işaret eden Li, Japon hükümetinin tarih ve Tayvan gibi temel meselelerdeki hatalı politikalarının derinde nasıl yıkıcı bir etki yarattığını açığa çıkardığını savundu.
Kara Kuvvetleri ile bağlantılı olduğu değerlendiriliyorOlaya ilişkin Japonya tarafından henüz bir açıklama yapılmazken Japon kamu yayın kurumu NHK'nin haberinde, Büyükelçiliğe giren kişinin, Japonya Öz Savunma Kara Kuvvetleri ile bağlantılı olduğunun sanıldığı aktarıldı.
Haberde, olay yerinde bir bıçağın bulunduğu, Çinli diplomatlardan yaralanan olmadığı ve Tokyo Metropol Polis Teşkilatının olayı soruşturduğu kaydedildi.
Çin ile Japonya arasında diplomatik gerilimOlay, Pekin ile Tokyo arasında, Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae'nin Çin ile egemenlik ihtilafı içindeki Tayvan'a askeri müdahale ihtimalini gündeme getiren sözleri sebebiyle süregelen diplomatik gerilimin uzantısı oldu.
Başbakan Takaiçi'nin 7 Kasım 2025'te Japon Parlamentosu Diet'teki oturumda, Tayvan Boğazı'na yönelik müdahaleyi 'ülkesinin varlığını tehdit eden durum' olarak değerlendireceği ve askeri güç kullanabileceğine ilişkin sözleri, bölgeyi topraklarının parçası gören Çin'in tepkisine yol açmıştı.
Takaiçi'nin sözleriyle ilk kez bir Japonya Başbakanı, Tayvan'ın işgali halinde Japonya'nın askeri şekilde dahil olacağına ilişkin açık beyanda bulunarak ülkenin bu konuda benimsediği 'stratejik belirsizlik' politikasından farklı tavır sergilemişti.
Japonya Başbakanı, tepkiler üzerine Tayvan'a ilişkin sözlerinin varsayımsal olduğunu, gelecekte bu tür yorumlardan kaçınacağını belirtmiş ancak sözlerini geri almayı reddetmişti.
Pekin yönetimi, Takaiçi'nin sözleri nedeniyle Japonya'ya protesto notası vermişti. İki ülke arasındaki kriz, seyahat uyarılarından uçuş iptallerine, engellenen konserlerden ithalat ve ihracat yasaklarına, siyasi polemiklerden askeri sürtüşmelere uzanan bir seyir izlemişti.