Fransa: ABD ve İsrail'in İran'a tek taraflı müdahalesi, BMGK'de görüşülmeliydi

Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde (BMGK) daimi üyelerin veto yetkisinin, Konseyin hareket kabiliyetini kısıtladığını kabul etmekle birlikte ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarına ilişkin 'Buna rağmen İsrail ve ABD tarafından tek taraflı olarak kararlaştırılan müdahalenin, bunun için öngörülen kolektif platformlarda görüşülmesi gerekirdi.' dedi.

 

Bakan Barrot, basın mensuplarına, Orta Doğu'daki gelişmelere ilişkin yaptığı açıklamada, İran rejiminin on yıllardır nükleer programını düzenleyen ve silahlı gruplara destek vermesini yasaklayan BMGK kararlarını hiçe saydığını belirterek, 'bu durumun, kalıcı barış ve istikrarın temellerini oluşturabilecek tek çerçeve olan uluslararası kurumlar bünyesinde çözülememiş olmasının son derece üzücü olduğunu' söyledi.

BMGK'de bazı daimi üyelerce kullanılan veto yetkisinin 'hukukun uygulanması için güç kullanımının gerekli olduğu durumlar dahil kolektif eylemi felç ettiğini' hatırlatan Barrot, 'Buna rağmen İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri tarafından tek taraflı olarak kararlaştırılan müdahalenin, bunun için öngörülen kolektif platformlarda görüşülmesi gerekirdi. Böylece herkes sorumluluğunu üstlenebilirdi güç kullanımının gerekli meşruiyeti kazanabilmesi ancak Güvenlik Konseyi'nde ele alınmasıyla mümkündür.' ifadelerini kullandı.

İran'ın 'saldırılarını durdurması ve önemli tavizler vermesi gerektiğini' vurgulayan Barrot, 'açık bir hedef olmadan askeri operasyonların süresiz olarak uzatılmasının bölgeyi uzun süreli istikrarsızlığa sürükleyebileceği' uyarısında bulunarak, askeri gerilimin derhal sonlandırılması çağrısı yaptı.

Barrot, İran'ın misillemelerinin hedefi olan Körfez ülkeleri için Fransa'nın 'seçmedikleri bir savaşa sürüklenen, füzeler ve insansız hava araçları ile kasıtlı olarak hedef alınan dost ülkelerle tam destek ve dayanışma içinde olduğunu' söyledi.

Fransa'nın bu ülkelerin savunmasına katılmaya 'hazır' olduğunu dile getiren Barrot, Körfez ülkelerinde yaklaşık 400 bin Fransız vatandaşının bulunduğunu kaydetti.

Barrot, en büyük önceliklerinin bölgedeki Fransız vatandaşlarının korunması olduğunu yineledi. Saldırılarda şu ana kadar Fransız kaybı yaşanmadığı bilgisini veren Barrot, Lübnan'daki gelişmeleri de değerlendirdi.

Fransa'nın Lübnan'ın egemenliğine ve istikrarına bağlılığını vurgulayan Barrot, Hizbullah'ın operasyonlarına derhal son vermesini ve Lübnan'ın bölgeden bir çatışmadan korunmasını istedi.

Barrot, Paris'te gelecek ay uluslararası Lübnan silahlı kuvvetlerine destek konferansı düzenleneceğini hatırlattı.